Dersim’in Unutulmaz Yiğitleri: Pir Seyit Rıza ve Yol Arkadaşları
⌈Kenan Küçük⌉
88 yıl geçti, ama acısı, gururu ve onuru hala taze.
Pir Seyit Rıza ve yol arkadaşları 15 Kasım 1937’de darağacına yürüdüler… yürüdüler ama eğilmediler. Çünkü onlar için korkulacak olan ölüm değil, onursuzluktu. Biz onları unutmadık, unutturmayacağız.
Dersim’de yaşanan, bir isyanın bastırılması değil, bir halkın, bir kimliğin, bir inancın ve bir kültürün yok edilme girişimiydi.
Dersim’in kutsaları, dağları, dereleri, köyleri hedef alındı, ama asıl hedef, Kızılbaş Alevilerin onurunu, inancını ve direncini kırmaktı.
Dersim, yüzyıllardır barışı, doğayla uyumu ve eşitliği esas alan bir toplumdu.Kadın, erkek, genç, yaşlı, herkes aynı lokmada buluşur, aynı sofrayı paylaşırdı.İnancı zulme değil, adalete dayanırdı.
Bu yapıyı anlamayan ve kabul etmek istemeyen güçler, Dersim’i “itaat ettirmek” adına katliama yöneldi.
Ama Dersimliler diz çökmedi.
Baskılara, sürgünlere, ölüme rağmen Yol’un onurunu korudular.
Pir Seyit Rıza ve yol arkadaşları, inançları ve halkları için dimdik durdular.
Pir Seyit Rıza yaşlıydı ama yüreği gençti.Bir önderdi ama kibirli değildi.Munzur gibi sakin, sabırlı ve sarsılmazdı.Yanında Yol arkadaşları vardı, her biri mazlumun yanında, zalimin karşısındaydı.
Elazığ Buğday Meydanı’nda darağacına yürürken korkmadılar.
Çünkü Kızılbaş inancında, Hak yolunda verilen can ölmez.
Ölüm onlar için bir son değil, bir duruş, bir direniş biçimiydi.
Pir Seyit Rıza’nın son sözleri tarihe kazındı:
Ben sizin yalanlarınızla, hilelerinizle baş edemedim, bu bana dert oldu.Ama ben de sizin önünüzde diz çökmedim, bu da size dert olsun.
Pir Seyit Rıza’nın bu sözü, Kızılbaş inancının bir onur sözüdür, bir yaşam biçiminin, inancın ve direnişin özüdür
Pir Seyit Rıza ve yol arkadaşları bize korkusuz olmayı, yalan karşısında susmamayı ve eğilmemeyi öğrettiler.
Onlar canlarıyla hakikatin bedelini ödediler.Bizler, Pir Seyit Rıza’nın torunları olarak bugün başımız dik, onların izindeyiz.
Ne intikam ne de kin istiyoruz.
Bizim talebimiz adalet, hafıza ve yüzleşmedir, atalarımızın mezar yerlerinin açığa çıkarılmasıdır.
Bir halkın geçmişini inkar etmek, inancını yok saymak, sadece tarihini silmek değildir, geleceğini karartmak ve kimliğini yok saymak demektir..
Dersim’in acısı sadece Dersimlilerin değil, tüm insanlığın ortak hafızasıdır.Her çağda, her yerde zalime karşı duran ve hakikatin yanında yürüyen herkes, o darağacının gölgesindedir.
Kızılbaşlık inkarın değil, hakikatin yoludur.Bu Yol’da unutmak, ikinci bir ölüm demektir.
Biz unutmuyoruz, anıyoruz, anlatıyoruz.Unutan halklar kaybolur, hatırlayanlar ise direnmeye devam eder.
Pir Seyit Rıza ve yol arkadaşları yalnızca tarih kitaplarında değil, her direnişte, her adalet arayışında, her hakikat çağrısında yeniden doğuyor.Onların mirası, eğilmemek, susmamak ve zulme boyun eğmemek üzerine kuruludur.Bizler de Pir Seyit Rıza’nın torunları olarak bu onurlu mirası taşımaya ve yaşatmaya devam ediyoruz.
Pir Seyit Rıza ve yol arkadaşları ölmedi, Onlar, hakikatin sesinde, adaletin arayışında, vicdanın direnişinde yaşamayı sürdürüyor.
Pir Seyit Rıza ve yol arkadaşlarını saygı ile anıyorum
Kenan Küçük
15.11.2025

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler