Çar. Nis 29th, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

FEDA ve DAKB’den Uluslararası Topluma Çağrı: “Suriye’de Siviller Sistematik Olarak Hedef Alınıyor”

⌈AHA⌉ Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) ve Demokratik Alevi Kadınlar Birliği (DAKB), Suriye’de sivillere yönelik artan şiddete ilişkin ortak bir açıklama yayımladı. Açıklamada, mezhepsel ve etnik kimlikler temelinde gerçekleştirilen saldırıların başta Aleviler olmak üzere ülkedeki tüm farklı halkları ve inanç gruplarını hedef aldığı vurgulandı.

Siviller Sistematik Biçimde Hedef Alınıyor
Açıklamada, Suriye’de yıllardır süren silahlı çatışmaların derin bir insani krize yol açtığı belirtilerek; Alevilerle birlikte Hristiyanlar, Dürziler, Kürtler, Ezidiler ve diğer azınlık grupların silahlı saldırılara, zorla yerinden edilmelere ve keyfi gözaltılara maruz bırakıldığı ifade edildi. Bu durumun, sivillerin sistematik biçimde hedef alındığını açıkça ortaya koyduğu kaydedildi.

Alevilere Yönelik Ağır İhlaller
Alevi nüfusun yoğun olduğu bölgelerde kimlik temelli tehditler, toplu infazlar, zorla göç ettirme, mülklere el koyma ve inanç temelli nefret söyleminin rapor edildiği belirtilen açıklamada, bu uygulamaların uluslararası hukukun açık ihlali olduğu vurgulandı. Mezhepsel kimlik üzerinden yürütülen saldırıların sivillerin korunması ilkesini doğrudan ihlal ettiği ifade edildi.

Uluslararası Hukuk Ve Koruma Sorumluluğu
Açıklamada, 1949 Cenevre Sözleşmeleri, Uluslararası İnsan Hakları Hukuku ve Birleşmiş Milletler’in Koruma Sorumluluğu (R2P) ilkesine atıf yapılarak, sivillerin korunmasının devletlerin ve fiili otoritelerin temel yükümlülüğü olduğu hatırlatıldı. Bir devletin bu suçları önleyememesi ya da bu fiillere göz yumması durumunda, uluslararası toplumun devreye girme sorumluluğunun doğduğu belirtildi.

Uluslararası Kurumlara Açık Çağrı
FEDA ve DAKB, Birleşmiş Milletler, BM İnsan Hakları Konseyi, BM Güvenlik Konseyi ve ilgili tüm uluslararası kurumları; sivillere yönelik ihlalleri bağımsız ve şeffaf biçimde soruşturmaya, mezhep, etnik köken ve inanç temelinde hedef alınan grupları acilen korumaya, faillerin cezasız kalmasını engelleyecek hukukî süreçleri işletmeye ve etkili uluslararası koruma ile izleme mekanizmalarını güçlendirmeye davet etti.

“Bu Sessizlik Hukukî Ve İnsani Bir Yükümlülüktür”
Açıklamanın sonunda, Suriye’de yaşananların bir iç mesele olmadığı, uluslararası barışı ve insanlığın ortak vicdanını ilgilendiren ağır bir kriz olduğu vurgulandı. Hiçbir topluluğun kimliği nedeniyle hedef alınamayacağı belirtilerek, sivillerin yaşam hakkının evrensel olduğu ve pazarlık konusu yapılamayacağı ifade edildi. Uluslararası toplumun sessizliğinin şiddeti büyüttüğü belirtilen açıklama, bu sessizliğin sona ermesinin artık bir tercih değil, hukukî ve insani bir yükümlülük olduğu vurgusuyla tamamlandı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir