Per. Nis 30th, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Utanmazlığın Fotoğrafı: Dergâhlar Yolun mu, İktidarın mı Mekânı?

⌈Ali Özcan ⌉

“Alevilik Ali’yi sevmekse ben de Aleviyim” cümlesi, ilk bakışta masum bir söz gibi görünebilir. Oysa bu ifade, Aleviliği tarihinden, yolundan, erkânından ve bedel ödeyerek taşınmış hakikatinden koparan son derece indirgemeci ve politik bir söylemdir. Alevilik, bir sevgi cümlesine sığdırılabilecek bir kimlik değildir; bir inançtır, bir ahlaktır, bir yol’dur.

Bugün bu sözü utanmadan sarf edenlerin, Alevi dergâhlarında ağırlanması ise yalnızca bir siyasi gaf değil, açık bir yol ihlalidir. Daha da vahimi, buna kapı aralayan dergâh yöneticilerinin tutumudur. Bu tutum, Alevi yolunda “düşkünlük” olarak tarif edilen hâlin güncel bir tezahürüdür.

Dergâhlar Sahne Değildir

Alevi dergâhları; iktidar sahiplerinin, magazin figürlerinin ya da popüler isimlerin “iyi niyet fotoğrafı” çektireceği sahneler değildir. Bu mekânlar, zulme karşı direnişin, rızalık hukukunun ve mazlumdan yana durmanın mekânlarıdır. Ancak ne yazık ki bu dergâhta yaşananlar, bunun tam tersini göstermektedir.

Bu ilk değildir. Daha önce de benzer isimler bu dergâha gelmiş, sembolik hediyeler verilmiş, Alevi inancı adeta bir “gösteri nesnesi”ne dönüştürülmüştür. Bu tekrar eden tablo, tesadüf değil; bilinçli bir tercihtir. Bu tercihin adı Alevilik değildir.

Düşkünlük Bireysel Değil, Kurumsal Hâl Almıştır

Alevi yolunda düşkünlük, yalnızca bireysel bir ahlaki zaaf değildir; yol’un iktidar ilişkilerine teslim edilmesidir. Bugün bu dergâhı yönetenlerin sergilediği tutum, tam olarak budur. Yol’u eğip bükmek, Aleviliği temsil ediyormuş gibi yaparak Alevi değerlerini aşındırmak, açık bir düşkünlük hâlidir. Bu nedenle mesele yalnızca bir kişinin ya da bir sözün eleştirisi değildir. Mesele, Alevilik adına konuşan yapıların ve yöneticilerin kimi, ne adına ve hangi değerlerle temsil ettiğidir.

Sessizlik Suç Ortaklığıdır

Bu tablo karşısında suskun kalan kurumlar da bu sorumluluktan azade değildir. Alevi-Bektaşi hareketi içinde yer alan federasyonların, derneklerin ve pirlerin bu duruma açık ve net bir tutum alması gerekir. Teşhir edilmesi gereken teşhir edilmeli, yol adına konuşma yetkisi suistimal edilen ellerden alınmalıdır. Bu konuda kamuoyuna açık ve onurlu bir duruş sergileyenlere teşekkür etmek bir görevdir.

Bugün gelinen noktada, kendini Alevi olarak tanımlayan herkesin sorumluluğu vardır. Bu dergâh, mevcut yöneticilerle birlikte Alevi yolunu temsil etmemektedir. Bu nedenle Aleviler bu kurumu protesto etmeli, gerekirse önüne gitmeli ve bu yöneticileri açıkça mahkûm etmelidir.

Alevilik, iktidara yakın durmanın değil; zulme karşı durmanın adıdır. Alevilik, herkesin her yerde oynayacağı bir oyun değildir. Alevilik, bedeli olan bir yoldur.

Ve o yol, düşkünlerle yürünmez.

Aşk ile.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir