Cum. Nis 17th, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Alevi İnancında Hızır

⌈İsmail Ataş⌉

Alevi İnancında HIZIR, Toplumsal Hafızada Bir Üst Akıldır. Yani;Alevilikte dayanışma ruhu, Hızır inancıyla birleşerek sadece bir “yardımseverlik” olmaktan çıkar, bir “Yol kardeşliği” ve toplumsal bir görev haline gelir. Birbirimize “hızır” olmamızı, yani toplumsal dayanışmayı ayakta tutan en temel faktördür. Alevi öğretisinin temelinde “rızalık” vardır. Bir kişinin diğerine yardımcı olması sadece maddi bir aktarım değil, iki gönlün birbirine razı olmasıdır.

Birbirine “Hızır” olan insanlar, bunu bir lütuf olarak değil, insan olmanın bir gereği olarak kabul ederler. Buna en somut örnek,Lokmadır. Buda bize dayanışmanın önemini gösterir. Lokma, “benim olan her şey aslında hepimizindir” felsefesini taşır. Hızır aylarında pişirilen lokmaların,en yoksuldan başlanarak dağıtılması, sosyal adaleti sağlayan doğal bir mekanizmadır. O nedenle el ele,el hakk’a ilkesi, toplumsal güveni inşa ederek dayanışmayı sürdürülebilir kılar.

Alevi inancında Hızır sadece gökten inen bir mucize değil, insan eliyle tecelli eden bir iyiliktir. “Hızır insanın kendisidir” anlayışı, bireye şu sorumluluğu yükler: Eğer komşun darda ise, sen onun Hızır’ı olmak zorundasın. Bu yaklaşım, pasif bir bekleyiş yerine, toplumsal sorunlara karşı aktif bir müdahale ve dayanışma bilinci oluşturur. Bu anlamıyla Musahiplik,Hakk meydanı(Cem Olma),Emek,Ortak üretim,Can olma gibi kavramlar en önemli unsur ve toplumsal dinamik kavramlardır. HIZIR olmayı gerektiren en önemli faktör, insanı evrenin merkezine koyan ve onu Hakk’ın bir parçası olarak gören anlayıştır. Eğer bir can acı çekiyorsa, bu tüm toplumun acısıdır.

Hızır ruhu, bu acıyı dindirmek için harekete geçme iradesidir. Hızır inancının toplumsal hayattaki yansıması;Hakk Meydanı’ndaki rızalıktır. Günümüzün karmaşık ve bazen de bencilleşen dünyasında Hızır inancı, sadece bir yardım figürü değil; haksızlığa karşı kolektif bir direnç ve aktif bir vicdan modeli olarak karşımıza çıkar. Alevi-Bektaşi kızılbaş öğretisinde Hızır bu anlamıyla önemlidir. Hızır ile ilişkilendirilen dayanışma,barbar zihniyetine karşı; eşitliği, rızalığı ve dürüstlüğü savunanların bir araya gelmesidir.

Birleşmek, Hızır’ın izini takip ederek adaleti aramaktır. Pasif Bekleyişten Aktif Eyleme Hızır inancı, Bir kurtarıcı gelsin de bizi kurtarsın düşüncesinden ibaret değildir. Aksine, “Hızır elini uzatandır” ilkesiyle, haksızlığa uğrayan birine el uzatan her kişi o anın Hızır’ıdır. Günümüz koşullarında bir işçinin hakkı yendiğinde, bir doğa katliamı yapıldığında veya bir çocuk mahrumiyeti,kadın cinayeti yaşadığında toplumun sessiz kalmayıp örgütlü bir şekilde tepki vermesi, Hızır’ın kolektif bir bedende can bulmasıdır. Eğer toplum olarak birbirimize “dar gün dostu” olabiliyorsak, yani haksızlığa uğrayanın kimliğine bakmadan onun yanında saf tutabiliyorsak, Hızır aramızda hazır ve nazırdır demektir.

ÇAĞIRAN’da ÇAĞRILAN’da SENSİN.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir