Karşı Kıyıdaki Dostum
Senin sesin bazen gece vakti
Ege’nin üstünden geçip benim kıyılarıma vuruyor.
Bir martının kanadında mı geliyor,
yoksa dalgaların taşıdığı eski bir ağıtla mı bilmiyorum.
Ben Türkiye’den bakıyorum sana,
sen Yunanistan’dan bakıyorsun bize.
Ama aynı denizin tuzunu taşıyor ellerimiz.
Aynı yoksulluğun, aynı direnişin çocuklarıyız biz.
Sizin çocuklarınız da vuruldu meydanlarda,
bizimkiler gibi.
Sizin analarınız da
gece yarıları karakol kapılarında bekledi,
bizim analarımız gibi.
Şimdi sen açlığa yatırmışsın bedenini,
bir halkın onuru için.
Ve ben burada, karşı kıyıda,
senin yüzün düşmesin diye
bir lokmayı eksiltiyorum soframdan.
Çünkü enternasyonalizm
sadece bir kelime değildir dostum;
aynı acının iki dilde yankılanmasıdır.
Bir annenin gözyaşının
sınır kapılarından pasaportsuz geçmesidir.
Aristotelis,
100 gündür bedenin direniyor.
Ve sen direndikçe
biz bir kez daha anlıyoruz:
Denizler halkları ayırmaz,
faşizm ayırır.
Bir selam da söyledim
Meriç’in köprüsünde akan suya;
belki senden önce
o ulaşır sana.
Karşı kıyıdaki dostum,
bir gün bu denizin üstünde
yalnız martılar uçmayacak.
Türkülerimiz de birbirine karışacak.
Senin dilinde özgürlük,
benim dilimde özgürlük diyeceğiz.
Ve dünya ilk kez
aynı sofrada kardeşçe oturmayı öğrenecek.

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler