DEVRİM YÜREĞİMİZİN KAPISIDIR…
-Safak Deniz İldan-
Yaşamın bir sürü çilekeş yanı var( insandan insana) farklılıklar taşısada, insan acıyı, hüznü, sevinci, bir direnişi, bir eylemi aralıksız his eder. İnsan unutkan toplumsal bir canlı organizmadır. Kimi hayatında yaşadıklarını unutur, kimi saf değiştirir, kimi kendisiyle sınırlar; Ama ötekiler kendilerini her krizsel dönemde eskiyi yıkıp yeni araçlara, yöntemlere, ilişkilere göre eskiyi yıkarak kendini ve çevresinede örnek olurlar. Ötekiler kendilerini bu yaşam keşmekeşi içerinde umut vardıra hazırlıyorlar.
Yanlış meallere düşmeden her şey eskisi gibi olmayacaktır. Kapitalist- Emperyalist küresel krize karşı kendini saklayan, maskeleyen, cüretsiz bir teori ve pratik ne anlatabilir, ne sunar sorusunda korkuda şunu demeli uğruna her türlü bedel ödeniyor, ödenmeye devam ediyor diye korku da insanidir ama mücadele varolamanın devrimci pratik yönüdür denmesi gerekiyor.
Dünyayı değiştirmek isteyenler hiç bir şeyi emperyalist- kapitalist sömürgeci rejimlere bırakma demokratik talepleri her yerde kavgasını vermelidir. Ajitasyon ve Propagandasını buna göre ayarlamalıdır.
Bildiğimiz gibi Zindanlar hep içimizde bir ukte, toplumca alıştırılmışız. Bir saldırı, bir katliam, soykırım olunca vicdanen ayağa kalkıyor. Bir sürü araçlarlala öfke kuşanıyoruz. Sonu hep şöyle bitiriliyor yazık oldu, o anı kendimizce bir yerlere çıkıştırıyoruz.
Devrim, Sosyalizm, Adalet, özgürlük çözümlemelerine akıl verme söz konusu olduğunda geçmişte örgütlü, şimdi örgütsüz, bireyler tahlilleri doğru olsada örgütsüz olduklarından bir ipucu taşımazlar; Çünkü bizim topraklar kara-tahta gibidir yaz- sil.
Bir devrimci militan sanatçı ölümsüzleşmiştir, nedeni, niçini sorgulamadan hüküm verirler. O zaman bu keşmekeş kriz günlerinde insan merak etmeli, sorgulamalı, neden- niçin. Kolaylıkla görebilecektir davranışlardaki bu örgütsüzlüğü, bireyciliği…
Sanki ölünce, öldürülünce, katledilince büyük sözler adaleti, özgürlüğü, talepleri küçük düşürmek değilmidir. Milyonlarcayız Nazım’ın şiiri hepiniz bilirsiniz.
Ha yazmadan da geçemeyeceğim;Ayşe Hür, Ahmet Hakan, Rabia Mine gibilerde cabası. 96 Ölüm Oruçlarında bir Ayşe Kulin düştü akılsız usuma. Bunlarıda bilin akıl hocalarımız.
Dostluk, yarenlik, yoldaşlık, arkadaşlık, hısım – akrabalık çizgisinde biraz sussak, bir dinlesek, biraz örgütlü hareket etsek hayata dokunsak… iyi güzel sağlıklı günleri devrimde, özgürlükte, adalette büyük şaha kalkışların büyük çağın parolası omuz omuza birlikte elele…
Ya barbarlık
Ya insanlık…
Ya yaşatmak ne hacet…

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler