MAKBUL ALEVİLİK
– Songül Tunçdemir –
Küçük kız, annesinin pişirdiği aşure lokmasını alıp yaşadıkları apartmanın üçüncü katında oturan komşularının zilini çaldı. Kapı açılınca evin annesi, somurtkan bir şekilde uzanıp lokmayı aldı ve antrenin sağında bulunan tuvalete doğru gitti. Döndüğünde kase boştu, çocuğa uzatıp hiçbir şey söylemeden kapıyı sertçe kapattı.
Henüz ilkokula giderken yaşamıştım bu olayı. Zaman zaman aklıma gelir ve bana yaşattığı duygunun adının öfke mi, şaşkınlık mı, korku mu yoksa tiksinti mi olduğuna bir türlü karar veremem.
Bugün tüm bunları düşünürken bir ses ile günümüze döndüm. ‘Lütfen dikkat, bugün saat 18:30 da, Güre Bayram Kaya Cemevinde Muharrem Cemi yapılacak, ardından lokma dağıtılacaktır. Gitmek isteyenler için hizmet binamızın önünden otobüs kaldırılacaktır.’ Gözlerim uzaklara daldı, çocukluğumu aradım ve ‘bu Muharrem ayı da bir an önce bitse de kurtulsak. Ramazan ayından bir farkı kalmadı. Asimilasyon için her şeyi fırsata çeviriyorlar’ diye düşündüm.
Ve gün içinde sıkça duyduğumuz, iftar yemekleri…bu davetlere katılarak kendilerini sözüm ona Alevilerin temsilcileri diye tanıtanlar. Devlet erkanında aşure hazırlıkları ise çoktan başladı.
Annem, herkesten sakladığı gibi aç kalıp da hastalanmayalım diye bizden habersiz tutardı orucunu. Komşular da bilmezdi.Yemek gün batımından önce yeniliyorsa acıkmadığını söyler, güneşin batışını beklerdi. Ama biz eninde sonunda anlardık. Çünkü oruç tutmanın yanında her zamankinden fazla dua ederdi Ana Fatma’ya, Hacı Bektaş’a, Sultan Hatun’a, Hatun Cicim’e, Hıdır Ağa’ya ve Şah Sultan’a. Et yemez, soğan kesmez, su içmez, kahkaha atmaz, ve eğlenmekten kaçınırdı. On ikinci gün bahçeye kurduğu büyükçe bir kazanda Aşure lokması yapar, bunu kardeşlik, bolluk, bereket adına pay ederdi komşulara.
Şimdi gizli saklı kalmadı ama bu nasıl oldu?
‘Ben Aleviyim’ diye kendini ifade edip de kabul görenlerin nasıl bir Alevi olduğu herkesçe malum olduğu gibi, Alevi gibi yaşamak isteyenlerin de durumu da herkesçe malum.
Tutulan orucu bilsinler ya da bilmesinler; Pişirilen Aşure’yi alsınlar ya da almasınlar o zamanlar biz daha fazla Aleviydik. Gizli saklı yaşardık her şeyi. Kimsenin eli uzanmamıştı, tüm baskılara ve yaratılan korku iklimine rağmen Alevi kalabilmeyi başarıyor ve kimseye benzemek, kimseye yaranmak gibi bir kaygı taşımıyorduk.
Şimdi çok şey değişti rant uğruna. Önce makbul Alevi yaratıldı siyasi iktidarların eliyle, şimdi de makbul Alevilik. Asıl tahribat ve yok etme dışımızda değil, içimizde gerçekleşiyor böylece. Üstelik en utanmaz haliyle.
Film koptu mu? Kopmadı elbette.
Biz makbul olmayalım yeter.
Gerçek tarih kim makbul kim değil bir yerlere yazacaktır mutlaka.
19.08.2021

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler