Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

  Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Savcılığı, Alevilere hakaret etmenin suç olmadığına karar verdi

Türkiye’de Alevilere hakaret  etme özgürlüğü var. Bunun altı boş bir söylem olmadığını gösteren yargı kararları var.  Arnavutköy Cumhuriyet Ortaokulu’ndaki ücretli din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni olan bir şeriatçının  “Alevilerin yemeği yenmez” diyerek, Alevilere hakaret etmesi üzerine,  Arnavutköy Cemevi yöneticileri Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunmuşlardı. Bu suç duyurusuyla ilgili Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Savcılığı, Alevilere hakaret etmenin suç unsuru oluşturmadığını gerekçe göstererek “kovuşturmaya yer olmadığına” karar verdi.

Alevi Dernekleri Federasyonu ( ADFE) bugün yazılı bir açıklama yaparak, Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Savcılığı tarafından verilen bu karara sert tepki gösterdi: ”Hâkim Sünni din anlayışının baskısıyla inancımızın inkâr, imha ve asimilasyon politikalarına maruz kalması her dönemde sistematik olmuştur. Bu nedenle bunu kısa süreli bir politika ve anlayış olarak görmek doğru değildir, şu an yaşanan olumsuzlukların kaynağı geçmişin devamıdır ” denildi

“ALEVİLERİ YOK ETMEYE ÇALIŞIYORLAR”

Alevi Dernekleri Federasyonu’nun açıklamasının devamında, Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Savcılığı’nın verdiği karara ilişkin şu ifadelere yer verildi: “Asıl önemli olan ise; Alevilerin bu tutumlara karşı tepkileri ve davranışlarıdır. Sünniliğin doğasında olan fetih ve dönüştürme anlayışının amacı, kendisine benzemeyen, kendisi gibi olmayan herkesi sorun olarak görmektir. Bu nedenle bu anlayış kin, öfke ve nefret yayarak katliamlarla baskılarla Alevileri yok etmeye çalışıyor. Çünkü yaradılıştan ölüme kadar bütün yaşam ve uygulamalarında Sünni anlayışının belirlediği ve olmazsa olmazlarını reddeden tek toplum Alevi toplumudur.‘‘

“ALEVİLERE İFTİRALARIN ATILMASI YENİ DEĞİL…”

Alevilere atılan iftiraların köklerinin tarihin derenliklerinde olduğuna örnekler verilerek vurgu yapılan açıklamada, iktidarın Yavuz’un Sünni İslam perspektifiyle oluşturduğu politikalarla ülkenin her yerinde kindar ve dindar bir nesil yetiştirdiği belirtilerek şunlar kaydedildi: ” Yani İnsana dair tüm güzellikleri ret eden bu anlayışa karşı, inancında akılcılığı, sanatı, edebiyatı ve tüm doğaya sevgiyi ibadet bilen Alevilere iftiraların atılması, katledilmesi, göçe zorlanması bu nedenle yeni değil…

Okullarda okutulan “Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi” dersinin amacı Sünni İslam ideolojisinin dayatılmasıdır. Alevi çocuklarına derste, sınıfta, okulda, sokakta hakaret edilmesi, aşağılanması diğer çocukları onlara karşı kışkırtmak ve tahrik etmek hedeflenen bir amaçtır.

Okulda din öğretmenin “Alevilerin ekmeği yenilmez” demesi üzerine, öğrencilerden bir tanesinin “ben Alevi yemeği yedim ama az yedim” demesi ve öğretmenin, “bir şey olmaz ama yine sen bir cami hocasına sor” demesi ise beklenen bir sonuçtur. Yani kişinin tercihini, hak ve hukukunu hacı, hoca ve ulemaya bırakmaktır.‘‘

“DEVLETİN SAVCISI MEZHEPÇİ SİYASET DUYGUSUYLA HAREKET ETMİŞTIR”

Devletin savcısının mezhepçi bir anlayışla hareket etmesinin, devletin kuruluş ilkelerinden biri olan laiklik ilkesinin ortadan kalktığının somut bir göstergesi olduğuna dikkat çekilen açıklamada, devletin toplumsal kurallardaki ölçüyü nasıl kaçırdığına ilişkin şu ifadeler yer alıyor:”Devlet; toplumu nasıl yöneteceğini, bireylerin davranışlarının hangi değerlere göre olması gerektiğini unutmuş, toplumsal kurallardaki ölçüyü kaçırmıştır.

Bu da Yavuz’un Sünni İslam perspektifiyle politikalar üretmek ve bunları dayatmak, kamusal tüm alanlarda farklılıkları tahrip etmek, incitmek ve yok sayarak kindar ve dindar bir nesil yetiştirmektir.

Ancak; aynı havaya, aynı suya, aynı ekmeğe ve emeğe ortak olduğumuz bu topraklarda ise şunu göstermektedir. Devlet kuruluş ilkelerinden biri olan laiklik ilkesini kaybetmiştir.

Devlet; toplumu nasıl yöneteceğini, bireylerin davranışlarının hangi değerlere göre olması gerektiğini unutmuş, toplumsal kurallardaki ölçüyü kaçırmıştır.

Arnavutköy Cumhuriyet Ortaokulu’nda ücretli din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeninin,

“Alevilerin yemeği yenmez” vb. sözleri sonucunda Arnavutköy Cemevi yöneticilerinin Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Savcılığı’na yaptığı suç duyurusunu, savcılık Alevilere hakaret etmenin suç unsuru oluşturmadığını gerekçe göstererek “kovuşturmaya yer olmadığına” karar vermiştir.

” ARNAVUTKÖY CEMEVİ’NİN YANINDA OLACAĞIZ”

Açıklama, alınan bu karara ve Alevilere yönelik her türlü baskı, yasak ve katliam politiklarına karşı, Alevilerin örgütlü birliklerini güçlendirmelerinin önemine yapılan vurguyla sonlandırıldı:

“Tüm toplumun iradesini kendisi için çalıştırmak, halkın katılımı ve tercihleriyle biçimlendirmek, özgürlükler rejiminin önüne geçmiştir. Demokrasi gibi bilimsel yaratıcılığa açık, hürriyetçi bir toplum düzeni de yok olmuştur. İşte cumhuriyet savcısının “Alevilere hakaret etmek suç değildir kararı” da bunun sonucudur.

Bizler daha fazla örgütlenmek ve daha fazla başkaldırmak gerekliliğinin bilinciyle Arnavutköy Cemevi yöneticilerinin yanında olacağız ve bu davanın takipçisi olacağız.” denildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir