Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Gerici kuruma ödül vererek Alevileri incitmeyin sayın Arif Yoldaş Başkan

Alevilerin serçesmesi olan Anadolu’nun bilim ışığı Hacı Bektaşi Veli dergahımız da Alevi canlarımız hünkarına kavuşmanın, eşiğine niyaz etmenin heyecanı içerisindeler. Osmanlının sürekli baskısı, işgali, asimilasyoncu çalışmalarıyla özünden koparılmaya, Nakşibendi tarikatlarına peşkeş çekilerek, dergahın içerisinde sonradan cami yaptırılarak sünni islama aitmiş görüntüleri verilmek istenmesine rağmen dimdik ayakta durmaya devam etmek ulu dergahımız.

1551’de Osmanlı padişahlarının işgaliyle yolun sürdürücüsü Çelebi ailesinden alınarak Bektaşilere verilmesiyle ayrışmanın başlatıldığı 1827 yılında da işgal edilerek yüzlerce Bektaşinin katledildiği, sürgüne gönderildiği ve Nakşibendi tarikatına peşkeş çekildiğini yaşamıştır dergah.

Alevilerin kurtuluş olarak gördüğü Cumhuriyetin kurulmasıyla 1925 yılında çıkartılan Tekke ve Zaviyeler yasasıyla dergahların kapısına kilitler vurularak en son darbe indirilmiş ve Alevilerin kılcal damarları kesilmiştir.
1964 yılında müze olarak açılan dergahta dünyada ilk defa bir inanca, Alevilere kendi dergahına para ödeyerek girme zulmü yaşatılmıştır. Bu tarihten itibaren de 16 -17-18 Ağustos tarihlerinde resmi anma törenleri yapılmakta Aleviler serçeşmelerinde pirin huzuruna niyaz etmek için akın akın Hacıbektaşa gelmekteler.

1994 yılından itibaren de bu anmalar çerçevesinde seçilen komisyonun tarafından hoşgörü, sevgi, barış ve dostluğa katkıda bulunan önemli kişi ve kurumlarına Hacıbektaş Veli Dostluk ve Barış ödülü verilmektedir.
Bu yıl 37. si yapılacak olan ödülü şimdiye kadar Lütfü Kaleli, Aşık Mahsuni Şerif, Fikret Otyam, İrene Melikoff, Arif Sağ, ilhan Selçuk, Musa Eroğlu gibi kişilere ve Sivas Katliamında yitirdiğimiz canlarımızın anısına Pir Sultan Abdal dernegine verilmiştir.
Bugüne kadar yapılan ödül dagıtımı bazı eleştiriler alsa da kabul görmüşken 37. yılında verilecek olan ödülün Avusturya Hızır Derneğine verilmesi başta Avrupa’da örgütlü Aleviler ve Türkiye Alevi örgütlenmesi tarafından tepkiyle karşılandı.

Peki tepkinin sebebi neydi?

Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu bileşenlerinden olan Avrupa’da kurulan en eski federasyonlardan birisi olan Avusturya Alevi Bektaşi Federasyonu (AABF) kendisine bağlı 15 dernegiyle Alevilerin haklı taleplerine kavuşması, her hakkı alması konusunda yıllardır kendi duruşuyla bir mücadele yürütmektedir.

Türkiye’de AKP iktidarının kurdurarak Alevileri, kurumlarını bölüp dagıtmak gayesi güden çakma Alevi derneklerinin bir benzeri de ne yazık ki Avrupa’da ve Avusturya’da da gerçekleştirilir. AABF örgütlenmesini dağıtmak amacıyla Avusturya İslam Yasası çerçevesinde kendilerini İslam Alevi Teşkilatı olarak adlandıran bu kurum Alevilerin birliğini bozacak birçok çirkin girişimlerde bulunur.

AABF ve bağlı derneklerin kapatılmasıyla ilgili bakanlıklara talep dilekçeleri, Alevilerin ritüellerini kendilerinden başka hiçbir kuruluşun Avusturya’da yapamayacaklarını ve İslam Kanunu gereği kapatılmalarını istemektedirler.
Alevi ismini patentleyerek ticari bir yapı çerçevesinde kendilerinden başka bir kurumun Alevi ismini kullanmaması yönünde şantaj içerikli şikayet dilekçekleri iligli bakanlıklara yazılır. Bunlardan en çirkini de AABK Onursal Başkanı Turgut Öker, geçmiş AABF Genel Başkanı Mehmet Ali Çankaya ve İnanç Kurulu Başkanı Kazım Akbaba’nın adlarını vererek kurumlarımızı Avusturya ve Alman Cumhuriyet Başsavcılığına ve Terörle Mücadele Kurumuna ‘Bunlar teröristtir’ diyerek şikayet etmeleri hiçbir Alevi kurumuna yakışmayacak saldırılardır.

Bütün bu çirkinlikleri yapan Avusturya’da var olan Alevi örgütlenmesini dagıtmak, yöneticilerimizi, dedemizi terörüsttür diye aynı AKP zihniyetindeki gerici, faşist unsurların yaptığı gibi jurnallemek gibi ahlaksızca çalışmalarda bulunan böyle bir kuruma ödül vermek onların yaptıklarını onaylamak, Avrupa Alevi hareketini karşısına almak, Alevilerin birliğini bozanlarla beraber yol yürümekle eş değerdedir.

Bu konuda Hacıbektaş Belediye Başkanı Arif Yoldaş Altıok haberlerinin olmadığı, kendilerinin bilgilendirilmediğini söylemesi de doğru değil. Çünkü Avustura ABF Genel Başkanı Özgür Turak kendisine 25 Ekim 2019 tarihinde belgeleriyle bunların yaptıklarını ispatlayan bir mektup yazarak bilgilendiklerini buna rağmen Alevileri es geçerek, görmezlikden gelinmesi içimizden çıkan birliğimizi bozmaya, dagıtmaya, sünni islamın kuyrukçusu yapmaya çalışan, rantçı, Alevi değerlerini ticari anlayışla çıkarlarına kullanmaya çalışan arkalarında kimlerin olduğu, kimler tarafından finanse edildiği meçhul kuruma verilmesinin Alevilere hakaret olduğu vurgulanmaktadır.

Ne kadar dogru elimizde belgemiz yok ama Avusturya da kurulu bulunan bu islamcılara ödülün verilmesi Hacıbektaşa yaptıkları park ve ormanlık gibi yatırım ve belediyenin borcunun bir miktarının karşılanması karşılıgında oldugu da söylenmekte.

Şimdi ödül verilen Hızır derneginin yaptığı 500 fidan dikimi, 150 ögrenciye giyecek yardım yapması önemlidir ve insani bir çalışmadır ama bundan daha da önemlisi Türk İslam sentezinin Avusturya’daki temsilcileri olan, açıktan açığa Alevileri ve kurumlarını şikayet ederek jurnalcilik peşinde koşan böyle bir kurumla Alevilerin serçeşmesi olan Hacıbektaş Belediyesinin çalışması, ödül vermesi kabul edilecek bir davranış degildir.

Arif Yoldaş Başkan bir kez daha bu kararı gözden geçirmeli safını belirlemelidir. Eğer ödül böyle gayrı ahlaki çalışmalarla Alevileri mevcut gerici iktidarlara jurnalleyen islamın kuyrukçusu kuruma verilirse bu onların yaptıklarının onaylanması anlamını taşır ki bu da bu gericileri azdırır.
Ben bu kararın geri alınmasını Alevilerin arasına bu tür gerici, islam taşeronları tarafından döşenmek istenen fitnenin sağduyu ile bertaraf edilmesinin önemli olduğunu düşünmekteyim.

metin.kacmaz@alevi.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir