Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Alevi Dosyası Konu: Al Marifa (Marifet, Bilgi )

-Nidal Hawari-

Aleviliğin, Şiiliğin, ve genel Olarak İslamın sorgulandığı bu dönemde, Nusayri Aleviliği açısından açtığımız dosyanın önemi artıyor. En güçlü silahımız bilgidir. Bilgi olmadan ne kendimizi ne de değerlerimizi koruma şansımız yoktur.

Nusayri Aleviliğin’de ‘’Marife’’ inancın en temel konularından biridir. İnsan bilgiyi bir eğitmen tarafından belli bir yaştan sonra alır. Marife, bugün bildiğiniz amcadan (eğitmen) alınan surelerle sınırlı değildir. Kitap al talimden(eğitim kiatbı) anlıyoruzki yüzden fazla soruyla Tanrı bilgisinden taraih ve rituellere kadar çok geniş bir yelpazeyi kapsıyordu.

Hasibi döneminde kitaplarınıza sahip çıkın talimatı tehlikeler nedeniyle çok yoğundu. Aleviler kitablarını büyük bir özen ve gizlilik içinde sakladılar. Ne yazıkki katliamlarda ve özllikle Halep, Yavuz Sulatan Selim, ‘’Talal’’ katlimında başta toplumun alimleri kesildi sonra halk ve kitapları yok edildi. Ne kadar elde kaldıysa bugüne aynı yöntemle taşındı. Suriye savaşında katillerin eline geçenler sosyal medyada paylaşıldı, üzerine karalamalar yapıldı vs.

Daha sonra Lübnanda kitap evleri ve bazı Şii din adamları, kitapları toparlamaya ve daha düzgün basmaya başladı. Bazı kitapları kendi şeyhlerimiz kaybolmasın diye düzgün adamlara kendileri verdiler. Türkiyedeki Nusayri Alevileri bu gelişmeleri takip etmedikleri için sanki hala basılmamış kitapları ifşa ettiğimizi sanıyorlar kesin doğru değil. Tarihin gerisinde süreci yaşıyorlar.

Bugün Marife üzerine en çok yazan Mufaddaldan bahsedeceyim. Eminim çoğu Nusayri Alevisi tanımıyordur çünkü o bilgi ve felsefe üzerine inşa edilen alevilik çoktan daraldı, ritüel ve ezbere habsedildi. Mufaddala göre bu mukassırlık, geri kalmışlık, cahillik, yetersizlik olarak anlayabiliriz.

Mufaddal bin Amru Al Cafi ( Ca3fi), Muhammed Bin Nusayrden önce yaşamış Batini Alemin kurucularından sayılır. Alıntılarında, Hattabilerin fikirlerini taşıdığı açıktır ve döneminde bu fırkanın takipçisidir. Hattabiler, Abbasiler tarfından mescitte bir toplantı halindeyken tümü öldürülür. Bu hadiseden sonra aynı fikriyattan batinii fırkalar ortya çıkar ve Abbasilere karşı savaşırlar. Karmatiler, fatimiler, Nusayriler, Hasan Sabahçılar bu öğretinin farklı kollarıdır, farklı zamanlarda ortaya çıkmış hareketlerdir.

Mufaddaldan yaklaşık yüzyıl sonra, Mufaddalın kurduğu Mufadaliye hareketinin öğretisinin devamı olarak Muhammed bin Nusayr ortya çıkıyor. Zamanla isim Nusayrilik olarak devam ediyor. Zaten isimler genelde tercih değil, halkın adlandırması sonucu ortaya çıkıyor. Şimdiki ismin Arap Alevileri olarak değiştiği gibi.

Ön açıklamadan sonra mufaddalın Haft Al Şarif kitabında dikatimi en fazla çeken konulardan birisi. Daha önceki paylaşımlarda bahsettiğim konular ışığında, bir Mumin Marifete ulaştıktan sonra artık kölelikten özgürlüğe geçtiği ifadesidir. Mana en üstte bağımsız kalamsı koşulu ile insan kendini eğiterek ve bilgiye ulaşarak inançtaki tüm aşamaları geçebileceğidir.Tanrı hariç en üst aşamaya ulaşma hakkına sahiptir. Ruhun dünyadaki kötülüklerden arınması sonra bir aşamadan daha büyük aşamaya taşınması sonucu ruhun bedenden arınmasına kadar gider. Bilgiye ulaşan muminin görsel ritüellerden muaf olur. Birincisi bilgi onu kölelikten kurtarır. Kendisne dayatılan bağlardan da kurtulur.

Bilgi Sahibi olmayanlar bilgiden mahrum olanlar ‘’ Mukassırlardır’’ Bunlar zahirdeki namazdır, oruçtur yapsınlar çünkü bunlar cahildir( mukasır) orda disipline, itaatkar olmaları lazım.

Şunu belirtmekte fayda var. Nusayri Alevilerde hiçbir zaman ‘’Zahir’’ Sunni İslam ritüelleri değildir. Çoğu tartışmlarda Zahirden bunu anlıyorlar. Hiçbir alakası yok. Zahir ‘’Mana’nın’’(Tanrının) evrende gerektiğinde tüm varlıklar içinde kendini insana ( varlık içinde) göstermesidir. Zamanla zahirden camide namaz, Oruç ve vs. anlaşılmıştır. Sunni islamın hiç bir farz kitablarımızda kabul edilmiştir. Özellikle hac putperst ritüel olarak kabul edilmiş ve reddilmiştir.

Kısadan sonuca gelirsek temel farz bilgidir. Bilgi insanı kölelikten kurtarır özgürleştirir. Mukassır olanlar hala toplumun köleleridir zahir ritüeller bunlara aittir. Mufadallın dediği bu. Fakat marifete ulaşmak öyle kolay değildir. O ilmin aşamaları ve devirlerinden geçemek gerekir.

Bir insanın önüne koyulan ezberin sürekli tekrarı ilim değildir. İslam aleminde gördüğümüz sallma hadislerin ezbercileri alim olarak pazarlanıyor. İlim bu değil arkadaşlar.

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir