Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

EVVEL ZAMAN ÖYKÜLERİ

– Selahattin Durna –

Otuz yıl önce
Şiirlerimiz vardı, göğsümüzde taşırdık;
Cevşen gibi, Mushaf gibi, muska gibi…
Mataramızda su
Torbamızda ekmek
Ve kemerimizde kurşun gibi
Taşıdık şiiri biz.
Kapı komşumuzdu Hasan Hüseyin
Bir bardak şeker, bir kaşık tuz istedik.
Ekmek istedik.

Kimi Atila İlhan’dık
Uzun burunlu ayakkabılarımızın
Topuklarına basar
Tenha istasyonlarda/esrarengiz
Gece yolcuları beklerdik
Boynumuzda kırmızı fularlar..
“Ne kadınlar sevdik, zaten yoktular.”

Yakışırdı bize
Hilmi Yavuz’da hüznü keşfederdik.
Acının vergisini verir,
Zulmün haracını öderdik bir çilingir sofrasında.
Devrimciydik haddizatında ama
Ferdi Tayfur kadar derbederdik.

Arkadaşlık,der sık ormanlar getirirdik aklımıza
Omuzlar dayanırdı omuzlara
Omuzlar omuzlara
Arkadaş olduk Arif Damar’a.

Nazım’laydık
Bir toprak nasıl sevilir memleket diye
Ondan öğrendik.
Aynı koğuşta hapis yattık
Aynı göğe kaldırıp başımızı
Birlikte yıldızlara baktık.
Türküleri onunla sevdik,Türkçe’yi onunla,Türkiye’yi onunla…
Varna’da birlikteydik;
Ondan öğrendik
Uzaktan nasıl okşanır sevdiğin bir insanın sıcacık başı.
Ellerimiz yandı.
19
Otuz yıl önce
Ruhi Su, seferberlik türküleri söylerdi;
Biz, seferberlik türküleri dinlerdik otuz yıl önce.
Ve o, muhtemelen bin yaşındaydı
bu türküleri söylerken;
Biz muhtemelen onunla yaşıttık.
Yemen türkülerine uydururduk ayağımızı yürürken
Yemen türküleriyle bulurduk haritada yerimizi.
Memleketi sevmek ayıp değildi, böyle
“Vatansever, yurtsever”diye tanımlardık kendimizi.
Kılına zarar gelsin istemezdik ülkemizin.
“Satılmış”tık ama,
Kıyamazdık bir karış toprağını satmaya.

20
Otuz yıl önce,gazetelerimiz vardı/okurduk
Adını duyduk mu
Doğup büyüdüğümüz mahallemiz gelirdi aklımıza
Evimiz gelirdi.
Köşe yazarlarımız vardı
Köşe başındaki komşumuzdular
Akrabamız, yakınımız, dostumuzdular
Her sabah sofralarına buyur ederlerdi bizi
Bir tas sıcak çorba tadında okurduk
Yazdıkları her yazıyı.
Onlar noksandan söz eder,
Biz tamı anlardık.
Onlar yanlışa yüklenir,
Biz doğruyla dost olurduk
Çirkinden dem vursalar,
Bir güzelin sevdası düşerdi içimize.
Kendilerinden önce
Bizi düşünürlerdi.
Kokmazlar, çürümezler,
Satılmazlar,
Dönmezlerdi.”
………………………………..

Not. “Otuz yıl önce” ifadeleri, “Elli yıl önce” olarak okunabi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir