Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Aleviler, Zorunlu din dersi ve Laik, demokratik Türkiye Mücadelesi

-Hasan Ali Candemir-
AKP iktidarı Türkiye’deki eğitim sistemini ve toplumsal yaşamı 19 yıldır kendi siyasal-ideolojik hedefleri doğrultusunda tekçi, baskıcı ve dayatmacı bir şekilde düzenliyor. Bunu yapan iktidar, bugün kadar okulöncesi eğitimden yüksek öğretime kadar eğitim sistemini büyük ölçüde dini kural ve referanslara göre biçimlendirilmesine itiraz eden, tekçi, ırkçı ve mezhepçi politikalara karşı çıkan Alevileri ve Alevi örgütleri başta olmak üzere, tüm demokratik kurumları ve toplum kesimlerini baskı altına alarak susturmak istenmektedir.
Türkiye’de eğitim kurumları, AKP’nin mezhepçi, ayrımcı ve otoriter uygulamalarıyla gerçek işlevlerinden hızla uzaklaştırılmıştır. AKP iktidarı laik ve bilimsel eğitim, demokratik yaşam ve eşit yurttaşlık taleplerini ileri süren ve bu talepleri elde etmek için mücadele eden kesimlere, kurum ve kuruluşlara karşı düşmaca tutum ve davranışların içine girmekte hiçbir zaman geri durmamıştır.
Resmi ideolojinin günümüzdeki temsilcisi olan AKP yıllardır tüm topluma yönelik zorla “tek din, tek dil, tek mezhep” dayatmasında ısrar etmektedir. AKP iktidarının, toplumun farklı kesimlerine yönelik ayrımcı, dışlayıcı ve farklı inanç ve kimlikleri aşağılamaya dayanan uygulamaları son yıllarda tavan yapmıştır..
12 Eylül faşist askeri darbesi sonrasında Türkiye’nin gündemine sokulan zorunlu din dersi uygulanmsıyla, Alevilerin ve sünnü ekseninde olmayan diğer toplumsal kesimlerin din ve vicdan özgürlükleri onlarca yıldır açıkça ihlal ediliyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin verdiği zorunlu din dersi, din ve vicdan özgürlüğünün ihlalidir kararına ve benzer kararları Danıştay’ın vermesine rağmen, AKP zorunlu din dersi uygulamlarından vazgemedi.. Okullarda zorunlu din derslerinde okutulan İslam’ın Sünni mezhebinin kurallarıdır. Bu nedenle bütün din ve inanışlar öğrencilere eşit mesafede tanıtılmamakta. Bu durum eşit olmayan ve ayrımcı uygulamaların ortaya çıkmasına neden olmaktadır.
Alevi örgütlerinin arkalarına aldıkları toplumsal destekle yıllardı zorunlu din derslerinin kaldırılmasına yönelik ileri sürdükleri talepler ve bu kapsamda örgütledikleri kampanyalar ve sürdürdükleri mücadele çok kıymetli, haklı ve meşrudur!
AKP iktidarlar, İslam’ın Sünni mezhebinin devletin “resmi dini” olmasını ve uygulamanın kendi isteklerine göre yapılmasını istemektedir. Bu politik tutumdan dolayı, zorunlu din dersleri uygulamasından en çok etkilenen kesim Sünni mezhebin dışında kalanlar, özellikle Alevi- Kızılbaş ailelerin çocuklarıdır. Benzer bir sorun, eğitm biliminin en temel ilkesi olan anadilinde eğitim konusunda yaşanmaktadır!
Eğitimde ayrımcı ve dayatmacı olmayan, farklı kimliklerin, dillerin ve inançların yok sayılmadığı bir eğitim sistemi için herkesin anadilinde eğitim alma hakkına saygı gösterilmesi gerekirken, AKP iktidarını tekç, dinci ve ırkçı politiklarından dolayı Türkiye‘nin laik, bilimsel eğitim konusunda olduğu gibi, anadilinde eğitim konusunda sicile çok bozuk.
AKP’nin baskı politiklarına rağmen örgütlü Alevi güçleri dün olduğu gibi, bugünde zorunlu din dersinin kaldırılması için değişik din, mezhep, kimlik, inanç ve dünya görüşünden insanlarla ve toplumsal kesimlerle birlikte mücadele ediyor. Bu onurlu mücadeleye önemli bir halkada Demokrasi Konferansı Alevi Bileşenleri ekledi. Bu ekibin zorunlu din derslerine karşı başlatığı imza kampanyası çok değerli olduğu gibi, yarattığ toplumsal hareketlilik ve duyarlılık açısıdanda çok önemlidir!
Demokrasi Konferansı Alevi Bileşenleri tarafından başlatılan ve Alevi kurumları tarafından desteklenen ‘‘Ana sınıfına da zorunlu din dersi kararına karşı imza kampanyası,‘‘ yeni bir kitlesel eylemlilik zemini yarattı. 27 Şubat’ta İstanbul / Kadıköy’de yapılacak kitlesel eyleme bu zemin üzerinden örgütleniyor. Eyleme Alevi kurumları, demokratik kitle ögütleri, kadın ve gençlık birlikleri, sandikalar ve siyasi partiler katılacak.
.“Tek din, tek dil, tek mezhep” dayatması başta olmak üzere, laik, bilimsel, anadilinde eğitim, 20. Millî Eğitim Şûrası kararının geri çekilmesi ve eşit yurttaşlık talepleri için, 27 Şubat’ta Kadıköy’de yapılacak kitlesel eyleme katılmak olumluluktur ama tek başına yeterli değildir Bununla birlikte, eylemin kitlesel olması için yapılan, yapılacak olan çalışmalarak katılmak ve katkı sunmakta çok önemlidir!
Çocuklarının geleceğinden endişe eden ana ve babalar, zorunlu ve: rızasız din dersi zulümdür diyenler, laik ve demokratik bir Türkiye isteyenler, ezilen kadınları, barınma sorunu yaşayan öğrenciler, fabrıka önlerinde etmek ve onur için direnen işçiler, dilinden, inançından ve kimliğinden dolayı baskı görenlerenler; 27 Şubat’ta Kadıköy’de yan yana gelecekler. Kadıköy’den yükselecek sese sende sesin kat!

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.