Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Aleviliğin kendi içindeki asimilasyon politikası

-Ali Ekber Erez-
Alevi kurumlarında, Alevi Televizyon yayın organlarında, sosyal medyada ve örgütlenmesinde bu son dönem asimilasyon kavramı sık sık kullanılıyor ve tartışmalara yol acıyor.
Peki Asimilasyon nedir ve neden Alevilerin içinde bir tartışmaya yol açıyor?
Bu makalede Asimilasyon kavramını netleştirmek ve Aleviler hangi anlamda asimile ediliyor konusu ele alacağım. Bu konuyu genel bakış çerçevesinde ele alıp Alevilerin özellikle Avrupadaki iç asimilasyon politikasına ve bununla beraber bazı sorunlara değinmek isterim.
Terminoloji
Terim olarak „Asimilasyon“ sözcüğü aslında Latince ‘assımılatıo’, ‘assımılare’ türetilmiş, Fransızca ve İngilizcede ortak olan bir kelimedir. Sözcük anlamı bir şeyi değiştirmek kendine benzetme, yahut bir şeyin değiştirerek başka bir şeye benzemesidir. Etimolojik olarak bilimsel disiplinlerde asimilasyon kavramı farklı algınlanmaktadır. Temel olarak asimilasyon kavramını İngilizcedeki ve Fransızca’daki sosyolojik ve etnolojik boyutunu aydınlatmaya çalışacam.
Sosyolojide bir toplumun kültür bakımından kendisinden farklı bir toplum haline dönüşmesi demektir. Etnolojikdeki anlamı da şudur: Hakim bir topluluğun, kendisinden farklı bir topluluğu bünyesinde eritmesi ve kendine benzetmesidir.
Etimolojik acısından asimilasyon sadece dışarıdan uykulanılan bir süreç olarak algılanmaktadır. İlginç olan toplulukların kendi içindeki asimilasyon akımları. Özellikle bu son dönem ister Türkiye’de veya Almanya’da olsun bu tür akımları Alevi örgütlenmesinde tespit etmek mümkündür.
Asimilasyon
Öncelikle asimilasyon yukarda da belirtildiği gibi bir toplum kendi kültürünü, inancını, dilini, ırkını ve örf adetlerini bırakıp başka bir kimliği kabul etmek, biat etmek ve o kültürü benimsemektir. Dar anlamda Aleviler kendi inancını, kutsal günlerini, Pir-Ana sistemini ve yaşam biçimini vs. bırakıp ortodoks devlet islam dinini benimseyerek adapte olmak anlamına gelir.
Tarih süreçte Alevilere yapılan asimilasyon politikaları Osmanlı’dan bu yana halen devam etmektedir. Şeyhülislam fetvalarında Aleviler Müslüman olmadığı, dinsiz bir toplum olduğu sıkça dile getirilmiştir ve ortodoks devlet islam ideolojisi tarafından baskı altında bırakılmıştır. Bu bağlamda Aleviler hep azınlık bir toplum olarak ve mevcut İslam ideolojisiyle hiç bir bağlantisi olmadığını gösterir.
Asıl konumuza dönecek olursak Alevilerin içindeki asimilasyon politikası Alevileri ve örgütsel mücadelesini derinden zedelemiştir. İster Televizyon yayın organları, ister sosyal medya veya kurum faaliyetleri olsun Aleviliği İşlam içi ve İslam dışı tartışma-platformu altında tamemem yozlaştırmak istenleneliyor. Alevilik İslamın özü olduğunu, kendilerini asıl Alevi olduğunu ve bu görüşü benimsemeyenleri ateist olarak beyan edenler, Aleviliği resmen Şiiliğe adapte etmek isteniliyor.
Türkiye ve Avrupa Alevi kurumlarında Imam Ali, Ehli-Beyt, Kerbela ve 12 İmam değerli üzerinde yapılan asimilasyon oyunları Alevileri Şiileştirmek veya Müslümanlaştırmak çabasıdır. Bunu yapan Alevi ilkelerini ve değerlerini hiçe sayıp, Şia-misyon sentezi altında oluşan bir fraksiyondur ve kendilerine Alevi kurumlarında temsilci olarak tanımlarlar.
Şu gerçek asla unutulmaması gerekiyor:
– Bizler Alevi olduğumuz için öldürüldük ve asıldık
– Alevi olduğumuz için sürgün edildik
– Alevi olduğumuz için diri diri yakıldık ve katedildik
– Alevi olduğumuz için horlandık ve dışlandık
– Alevi olduğumuz için yargıladık vs.
Ama şunu unutmasınlar: Aleviler asla kendi mücadelesinden vaz geçmeyeceklerdir! Bu tür asimilasyon politikalarına Aleviler asla gelmemeli ve asla göz yummamalıdır.
Hallaç-I Masur, Pir Sultan Abdal, Nesemi, Şahı Merdan, Masumu Paklar ve Yol uğruna katedilenlerin Aşkı-na
Aşk ile…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.