Pts. Şub 2nd, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

HIZIR GÜNLERİNDEN GEÇERKEN -1-

Özgür Kaplan

Alevilik, aynı zamanda bir ahlak anlayışıdır. Hakk’a ve insana iyilik yapmayı esas alan inancımız, Baba İshak ile dik duruşun, Hacı Bektaş Veli ile aydınlanmanın, Pir Sultan Abdal’ın sözüyle direniş, Şah kalenderin duruşu ile adaletin sembolü olmuştur.

Bu toprakların mayasında sevgi, hoşgörü ve adalet vardır. İşte bu ruhun en saf, en direngen yansımalarından biri de Aleviliktir.

Alevilik, aynı zamanda bir ahlak anlayışıdır. Hakk’a ve insana iyilik yapmayı esas alan inancımız, Baba İshak ile dik duruşun, Hacı Bektaş Veli ile aydınlanmanın, Pir Sultan Abdal’ın sözüyle direniş, Şah kalenderin duruşu ile adaletin sembolü olmuştur.

Yani Alevilik, zulme boyun eğmeyen, haksızlığa karşı susmayan, mazlumun yanında saf tutan bir duruşun adıdır.

İşte bu gerçekliğin ışığında Aleviler, tarih boyunca bu toprakların vicdanı olmuş, aydınlanmanın ve medeniyetin taşıyıcılığını üstlenmişlerdir. Her türlü baskı, zulüm ve ayrımcılığa rağmen bu ışığı söndürmeye kimsenin gücü yetmemiştir.

Ne zaman bir yerde barışa, kardeşliğe ve adalete ihtiyaç duyulsa, orada ozanlarımızın sözleri, dedelerin-anaların nefesleri ve erenlerin duaları yankılanmıştır. Çünkü inancımız, “72 millete bir nazarla bakmak” gibi evrensel bir öğretiye dayanır.

İnsanlığın, çağdaşlığa medeniyete doğru sürdürdüğü zorlu ve çetin yolculuğunda her koşul altında ışık olmayı başarmış bir halkız.

Ama tüm bunların karşısında tarih boyunca bize karşı türlü iftiralar, karalamalar ve ötekileştirme politikaları uygulandı ve uygulanmaktadır. Ancak bunca kara propagandalar, her türlü çamurlar, ışığımızın parlaklığını gölgeleyemedi. Çünkü çamur ışığa değil o çamuru atanların ellerine bulaşır. Aleviliğin temiz ve saf değerleri, her türlü kara propagandaya karşı dimdik ayakta durmuştur ve durmaya da devam edecektir.

Çünkü herkes için eşitlik ve adaletin yolunda yürüyenlerin hedefi, dünya nimetleri değil, insanlığa ve onun geleceğine hizmettir. Bu yolda yürüyenler bilirler ki, “eline, beline, diline sahip olmak” sadece bir öğüt değil, bir yaşam biçimidir.

Bugün Anadolu’nun dört bir yanında cemevlerinde, meydanlarda, semah dönenlerin ayak sesl

erinde, sazların tellerinde, okunan gülbenglerde o kadim ışık hâlâ yanmaktadır. Türlü zorluklara rağmen genç kuşaklar bu mirası devralmakta ve geleceğe taşımaktadır. Bu ışığın daha da güçlenerek toplumsal barışın ve kardeşliğin pusulası haline dönüştürülmesi Anadolu halklarının geleceği için elzemdir.

Çünkü Alevilik, sadece bir inanç değil, insanlığın vicdanına giden yolda barışın, eşitliğin ve bir arada yaşamanın pusuladır…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir