FEDA ve DAKB’den Numan Kurtulmuş’a Tepki: “Yavuz’a Övgü Soykırımın Kutsanmasıdır”
Haber Merkezi – Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) ve Demokratik Alevi Kadın Birliği (DAKB), TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un Şah İsmail’e yönelik sözlerine sert bir açıklamayla tepki gösterdi. Alevilere ve Kürtlere yönelik tarihsel kıyımları hatırlatan açıklamada, Kurtulmuş’un Yavuz Sultan Selim ve İdris-i Bitlisi’yi öven ifadeleri “soykırımcı zihniyetin kutsanması” olarak değerlendirildi. FEDA ve DAKB, bu tür açıklamaların barış ve kardeşlik söylemleriyle bağdaşmadığını vurgulayarak, Kurtulmuş’un sözlerini derhal geri çekmesini talep etti.
Yavuz’a Övgü, Soykırıma Meşruiyet Arayışıdır
FEDA ve DAKB açıklamasında, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un şu sözlerine tepki gösterdi:
“Anadolu topraklarını baştan aşağı zulümle inleten Şah İsmail’e karşı, Yavuz Sultan Selim ile İdris-i Bitlisi’nin yapmış olduğu ittifak, Anadolu’daki Müslüman toplulukların birlikte var olmasına neden olmuştur.”
Bu açıklamanın münferit olmadığını belirten FEDA ve DAKB , Yavuz Sultan Selim’e övgülerin Alevi soykırımının itirafı anlamı taşıdığını ve bir soykırım zihniyetinin kutsandığını ifade etti.
Açıklmanın tam metni şöyle:
” Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş: “Anadolu topraklarını baştan aşağı zulümle inleten Şah İsmail’e karşı, Yavuz Sultan Selim ile İdris-i Bitlisi’nin yapmış olduğu ittifak, Anadolu’daki Müslüman toplulukların birlikte var olmasına neden olmuştur.” demiştir.
Numan Kurtulmuş’un bu sözleri münferit bir açıklama olmayıp, Alevi toplumu tarafından lanetlenen Yavuz’a övgülerle Alevi soykırımını itiraf ederek, soykırımcı zihniyeti kutsaması anlamına gelmektedir.
Osmanlı Devleti; 1473 Otlukbeli savaşı ile Kürdistan’da kurulu Türk ve Türkmen beyliklerini yıkarak Kürdistan’i işgal eder. Osmanlı o tarihten itibaren başta Aleviler olmak üzere farklı halkların ve inançların kıyımı ve soykırımında sınır tanımaz. 1501’de Hac-ı Bektaşi Veli Dergahı’na Balım Sultan’ı kayyum olarak atayan Osmanlı, 1514 Çaldıran savaşına kadar onbinlerce Kürt, Türkmen Alevi’sini katleder. Bu süreçte Kürdistan Osmanlı-Safavi Devletlerinin iktidar savaşlarına sahne olur. Şah İsmail, Alevilerin HZ. Ali ve Ehl-i Beyt sevgisi ve hassasiyetini suistimal ederek onları kendi iktidarına yedeklemeye çalışır. Yavuz’da Sunni ve Şafi Kürtlerin İslam’a bağlılığını suistimal ederek onları yayılmacı ve işgalci zihniyetine yedeklemeye çalışır. İki iktidarcı ve hegemonik güç, Aleviler ile Müslümanları olduğu kadar Kürtleri de kendi içinde ayrıştırarak kin, nefret ve düşmanlık üretirler. O gün bugündür kesimler arasında devam eden bu ayrıştırma ve düşmanlaştırmadan halklar ve inançlar kaybetmiş, iktidar sahibi egemenler kazanmıştır.
Numan Kurtulmuş’un söylemi kardeşleşmeye değil, düşmanlaştırmaya hizmet etmektedir. Öteki olanı, farklı olanı kabuletmemeye hizmet eden bu söylem; aynı zamanda asimilasyon, katliam ve soykırımda ısrarcı olacaklarını da çağrıştırmaktadır. Kürt Siyasal Hareketi ile başlayan diyalog ve barış sürecine denk düşen bir söylem olmadığı gibi Alevileri ve onların eşit vatandaşlık haklarını görmeyen, kabul etmeyen retçi ve inkarcı zihniyeti yansıtmaktadır.
Kardeşlik hukuku, sevmeyi, saygı duymayı, dayanışmayı, ortaklaşmayı ve eşit haklar sahibi olmayı gerektirir. Halklar ve inançlar arası kardeşlik hukuku kurulacaksa başta sorumlu pozisyonlarda olanlar olmak üzere herkes diline, söylemine dikkat etmelidir. Biz FEDA olarak, TBMM başkanı Numan Kurtulmuş’un, farklı halklara ve inançlara zulüm, kırım ve inkar anlamına gelen, yeni bir İdris-i Bitlisi ve Yavuz anlayışını red ediyoruz.
Ülkedeki tüm halkların ve inançların özgür ve eşit vatandaşlar olarak yaşayacağı , Demokratik Toplumda ortak yaşamak istiyoruz. 72 Millete bir nazardan bakan 20 milyon Aleviyi görmeyen, itibarsızlaştıran, katli vacip anlayışını çağrıştıran bu söylemini Numan Kurtulmuş derhal geri almalıdır. Meclis Başkanı olarak yapması gereken;halkların ve inançların barış içinde ortak yaşamının yolunu açmalıdır.”

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler