Kalbimin Sessiz Direnişi
⌈Türkan Doğan⌉
Rüzgârın savurduğu yapraklar, Albi nehrinin kıyısında sessizce dönerken, oğlum Mahir’in şen kahkahaları evin duvarlarına çarpıp yankılanıyor. O ses, zamana meydan okuyan bir neşe gibi, geçmişle geleceğin arasına asılı kalıyor. Mahir’in gözlerinde taptaze bir umut var; gövdesi hâlâ rüzgâra karşı dimdik duran genç bir fidan gibi… O kök salarken, ben içten içe kuruyan bir dal mıyım?
Yüzeyde her şey olağan; günler birbiri ardına akıyor, rüzgâr esmeyi sürdürüyor, su kıyıya vuruyor. Ama içimde bir fırtına, derinlerde bir yerlerde dinmek bilmeyen bir rüzgâr gibi esiyor. Göğsümde incecik, kırılgan bir çiçek açıyor; dokunsan dağılıverecek kadar narin ama inadına filizleniyor. Kalbim hâlâ atıyor, fakat her vuruşunda boşluğa çarpıyor sanki. O boşluğu doldurabilecek gücüm var mı? Bilmiyorum.
İçimde büyüyen bir gölge var, sessiz ve derinden gelen bir karanlık. Dallarımı kıran, her gün biraz daha güçten düşüren, derinlere sinen bir ağırlık. Ama hâlâ toprağın derinliklerine uzanan köklerim var. Ve ben, Mahir’in filizlenen geleceğinde o köklerin izlerini görüyorum. Belki de onun yeşermesiyle, benim kuruyan dallarım yeniden canlanır.
Bir gün, Mahir’le birlikte geniş bir ovada özgürce koşan atları izledik. Kasırga gibi esen yeleleri, zamanın elinde savruluyordu. Adımları, toprağa basan bir dua gibiydi. Ve kelebekler… Zarif kanatlarıyla havada asılı kalan narin varlıklar… Bir anlık varlıklarının içinde, ölümsüz bir direniş taşıyorlardı. Onları izlerken düşündüm: Yaşam, sonsuz değil belki ama kendini yineleyen bir ezgi gibi…
Sonbahar, dökülen yaprakların ardında yeni bir hayat saklar. Kuruyan dallarımın gölgesinde yeni filizler arıyorum. Rüzgâr savursa da, içimde kopan fırtına ne kadar şiddetli olsa da, derinlerde bir yerlerde yaşam hâlâ direniyor. Belki de en zayıf anlarımızda, en güçlü köklerimize tutunuyoruz.
Mahir’in gözlerindeki ışık, beni de yeşertecek. Ve ben, bu sonbahar esintilerinde, her düşen yaprağın bir son değil, yeni bir başlangıç olduğunu hatırlayarak ileriye bakacağım.

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler