Ayten Kordu’dan Mayın Faciası Uyarısı: “Dersim’de İnsanlar Hâlâ Ölüm Tehlikesiyle Karşı Karşıya”
⌈ Haber Merkezi⌉ Dem Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere rağmen sınır ve iç bölgelerdeki mayın temizleme faaliyetlerinin tamamlanmadığını belirterek, özellikle Kürt nüfusun yoğun yaşadığı bölgelerde süren can kayıplarının ve hak ihlallerinin araştırılması için Meclis Araştırma Komisyonu kurulması çağrısında bulundu.
Kordu, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in yanıtlaması istemiyle ayrıca kapsamlı bir yazılı soru önergesi de sundu. Türkiye’nin Ottava (Ottawa) Sözleşmesi çerçevesinde 2014 yılına kadar mayın temizliğini tamamlaması gerektiğini hatırlatan Kordu, “Dersim başta olmak üzere birçok ilde insanlar hâlâ ölümle burun buruna yaşıyor. Bu sorumluluğu ertelemek, yeni can kayıplarının önünü açmaktır” dedi.
Milletvekili Kordu, mayınlı arazilerin tarım ve hayvancılıkla geçinen köylerin mera alanları içinde yer aldığını vurguladı ve “Bu durum yalnızca insan yaşamını değil, bölge ekonomisini ve gıda güvenliğini de doğrudan tehdit ediyor” ifadelerini kullandı.
Kordu’nun TBMM’ye sunduğu soru önergesinin tam metni şöyle:
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Aşağıda belirtilen soruların Milli Savunma Bakanı Yaşar GÜLER tarafından Anayasanın 98. ve TBMM İçtüzüğü’nün 96. ve 99. Maddeleri uyarınca yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.
Ayten KORDU
Dersim Milletvekili
Türkiye 1 Mart 2004’ten itibaren taraf olduğu Ottava Sözleşmesi gereğince sınır ve iç bölgelerinde insani maksatlı mayın ve/veya patlamamış mühimmat temizliğini en geç 1 Mart 2008 tarihine kadar yapması gerekiyordu. Ottava Sözleşmesi; anti-personel mayınların kullanımını, üretimini, stoklanmasını ve transferini yasaklayan 1997 Mayın Yasağı Sözleşmesi (Ottawa Sözleşmesi), mayın mağdurlarına yardım etmek, toprağa döşeli mayınları temizlemek ve stoklardaki mayınları imha etmek üzere devletlere yükümlülükler getiren uluslararası bir sözleşmedir.
Bu bağlamda, 01 Mart 2004 tarihinde taraf olduğu Ottava Sözleşmesi kapsamında, sınırları içerisindeki mayınla kirletilmiş alanları 01 Mart 2014 tarihine kadar temizlemeyi taahhüt etmiştir. 5903 sayılı “Türkiye ile Suriye Devleti Arasındaki Kara Sınırı Boyunca Yapılacak Mayın Temizleme Faaliyetleri ile İhale İşlemleri Hakkında Kanun” kapsamında özel firmalar vasıtasıyla mayın temizliği projesi oluşturulmuştur. Ancak Türkiye, yakın coğrafyasında meydana gelen siyasi istikrarsızlığı gerekçe göstererek mevcut projeyi 17 Haziran 2013 tarihinde iptal etmiştir.
Bu nedenle Ottava Sözleşmesi’nin 5’inci madde yükümlülüğünün yerine getirilmesi maksadıyla 01 Mart 2022 tarihine kadar süre verilmiştir. Daha sonra yeniden ek süre talebinde bulunan Türkiye’ye, 5–19 Kasım 2021 tarihinde yapılan 19’uncu Ottava Sözleşmesi Taraf Devletler Toplantısında mayınlı alanların temizlenmesi konusunda 2025 yılı sonuna kadar ek süre verilmiştir.
Milli Savunma Bakanlığı verilerine göre; 2021 itibarıyla Türkiye’nin sınır hattında ve iç bölgelerinde yaklaşık 145 milyon metrekare alanda 3.800 civarında bölgede 850 bin mayın bulunmaktadır. Ancak Mayınsız Bir Türkiye Girişimi verilerine göre, Türkiye’nin sınır hattında ve Ağrı, Ardahan, Batman, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Gaziantep, Hakkari, Hatay, Iğdır, Kars, Mardin, Siirt, Şanlıurfa, Şırnak, Dersim ve Van illerini kapsayan iç bölgelerinde 1993–1997 yılları arasında 3.520 arazide 1.003.943 mayın döşenmiştir.
Yapılan çalışmalarla yalnızca 1.150.279 m²’lik 6 arazide toplam 25.047 mayın temizlenebilmiştir.
Mayınların bulunduğu alanların büyük bölümü tarım ve hayvancılıkla geçinen köylerin mera alanları içinde yer almaktadır. Bu durum, sadece insan yaşamını değil; aynı zamanda bölge ekonomisini ve gıda güvenliğini de doğrudan etkilemektedir. Hayvancılık faaliyetleri sırasında birçok hayvanın mayın patlamaları sonucu ölmesi üretim kapasitesini düşürmüş, çiftçilerin bu alanlardan uzaklaşmasına neden olmuştur. Yayla ve mera yasaklarıyla birleşen bu durum, özellikle sınır ve iç bölge köylerinde geçim kaynaklarının yok olmasına, kırsal göçün hızlanmasına ve ekonomik yoksullaşmanın derinleşmesine yol açmıştır.
Türkiye, çeşitli gerekçelerle mayın temizleme sürecini sürekli uzatmakta; ancak Mayın Faaliyet Merkezi Daire Başkanlığı tarafından riskli alanlarda Kürtçe, Türkçe ve ihtiyaç duyulan diğer dillerde yeterince uyarı ve işaretleme yapılmadığı için birçok kişi yaşamını yitirmekte ya da ağır yaralanmaktadır.
Mayınsız Bir Türkiye Girişimi verilerine göre, Türkiye’nin Sözleşme’yi imzaladığı 2004 yılı ile 2017 yılları arasında 1.138 kişi anti-personel karamayını ya da savaş artığı patlayıcılar nedeniyle yaşamını yitirmiş ya da engelli kalmıştır.
Bu sayı, her 4 günde bir mayın ya da savaş artığı patlayıcı vakasının yaşandığını göstermektedir.
Bu kapsamda mayın patlama vakalarının en sık görüldüğü illerden biri olan Dersim’de, yıllar içinde yaşamını yitiren veya yaralanan çok sayıda yurttaş bulunmaktadır. Örnek olaylardan bazıları şöyle:
-
23 Nisan 1993 tarihinde mayın patlaması sonucunda Aydın Akdağ yaşamını yitirdi.
-
27 Mayıs 2007’de Mazgirt ilçesi Geçitveren köyünde mayın patlamasında Ali Şimşek yaşamını yitirdi, Yaşar Doğan ağır yaralandı.
-
12 Haziran 2016’da Dersim merkez Qurusipe mevkiinde bir yurttaş ağır yaralandı.
-
10 Ekim 2016’da Hozat’ın Boydaş köyünde iki yurttaş yaşamını yitirdi.
-
6 Mayıs 2017’de Pertek’in Sağman köyünde 8 ve 12 yaşlarında iki çocuk yaralandı.
-
Haziran 2018’de 20 yaşındaki Hasan Hüseyin Kılıç, Pülümür ilçesi Balpayam köyünde mantar toplarken yaşamını yitirdi.
-
21 Ağustos 2018’de Nazımiye ilçesinde bir kadın ağır yaralandı.
-
15 Temmuz 2019’da Ovacık Bilgeç köyünde 8 yaşındaki Ayaz Güloğlu ve 4 yaşındaki Nûpelda Güloğlu yaşamını yitirdi.
Milletvekili Kordu, bu tür acı olayların yeniden yaşanmaması için Türkiye’nin Ottava Sözleşmesi’nin yükümlülüklerini ertelemeksizin yerine getirmesi ve özellikle sınır bölgeleri ile kırsal alanlarda bulunan mayınların ivedilikle temizlenmesi gerektiğini vurguladı.
Ayten Kordu’nun Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’e Yönelttiği Sorular
-
1993–2025 tarihleri arasında Dersim’de mayın patlaması sonucunda kaç kişi yaşamını yitirmiş, kaç kişi yaralanmıştır?
-
1993–2025 tarihleri arasında Dersim’de hangi alanlarda kaç mayın döşenmiş ve bunlardan kaçı temizlenmiştir?
-
Dersim’de birçok yurttaşın yaşamını yitirmesine ve yaralanmasına neden olan mayınların temizlenmesine dair net bir programınız var mıdır?
-
Bugüne kadar Dersim’deki mayınların temizlenmemesinin gerekçesi nedir?
-
Mayın patlamalarının ardından mağdur olan kişilere, ailelerine ve yakınlarına herhangi bir maddi veya psikolojik destek sağlanmış mıdır?

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler