Eleştiri Kültürü, Öz Eleştiri ve Yol Dili
⌈Hasan Subaşı⌉
Toplumsal hareketler yalnızca hedefleriyle değil, bu hedeflere yürürken benimsedikleri yöntemlerle de anlam kazanır. Özellikle tarihsel baskı, inkâr ve asimilasyon politikalarına maruz kalmış topluluklarda kurumsallaşma, yalnızca idari bir ihtiyaç değil; aynı zamanda kolektif belleğin, inançsal değerlerin ve ortak mücadelenin korunma aracıdır. Bu nedenle kurumsal yapılara yönelik her tartışma, kaçınılmaz olarak etik, ahlaki ve politik bir zemine oturur.
Toplumsal yapılarda görüş ayrılıkları kaçınılmazdır. Hatta bu ayrılıklar, doğru bir zeminde ele alındığında yenilenmenin ve gelişmenin önünü açar. Sorun, farklılıkların nasıl ele alındığında başlar. Eleştiri; yapıcı, ilkesel ve kolektif aklı güçlendiren bir yerde durduğunda anlamlıdır. Ancak eleştiri, kurumları işlevsizleştiren, itibarsızlaştıran ve mücadele zeminini daraltan bir dile dönüştüğünde toplumsal ve örgütsel zarar üretmeye başlar.
Kurumsal sahiplenme, eleştirisiz bir bağlılık anlamına gelmez. Kurumsal sahiplenme, yolun ve mücadelenin sahiplenilmesidir. Bu sahiplenme; yapıcı eleştiriyle, toplumsal ve örgütsel sorumlulukla, örgüt kültürüne sıkı sıkıya bağlı kalmakla ve tarihsel bilinçle birleştiğinde anlam kazanır. Aksi halde iyi niyetle başlayan her tartışma, istemeden de olsa bile bin bir emekle yaratılan kurumlarımıza ve Alevi toplumunun ortak geleceğine zarar verir. Sahiplenme; sorumluluk almayı, yanlış gördüğüne kurumsal ve toplumsal sorumluluk bağlamında eleştirel temelde müdahale etmeyi ve ortak aklı güçlendirmeyi gerektirir. Ancak bu sorumluluk; rızalık ilkesini, örgütsel birliği, yöneticiler ve kadrolar arasındaki hem insani hem de örgütsel bağı zedelemeden, kişisel hesaplaşmalara dönüşmeden ve kolektif mücadeleyi yaralamadan yerine getirilmelidir.
Bu nedenle toplumsal Alevi mücadelesi içinde yer alan herkes, eleştirirken de yanlışlara ve hatalara karşı mücadele ederken de Alevi yol değerlerini esas alan bu temel yaklaşım zeminini gözetmelidir. Aksi halde niyet ne olursa olsun, yol dili korunmadan, yanlış zeminde ve kişileri hedef alarak yapılan her eleştiri örgütsel birlik zeminini zayıflatır; kurumsal işleyişi ve insan ilişkilerini bulanıklaştırarak bozar. Alevi toplumu, tarih boyunca en zor koşullarda dahi Alevi yol değerlerine bağlı kalarak birliğini büyük oranda korumuş ve rızalık temelinde yol yürümeyi başarmıştır. Aynı sorumluluk bugün de geçerlidir!
Toplumsal hareketlerin sürekliliği ve dönüşüm kapasitesi, yalnızca dışsal baskılara karşı geliştirdikleri direniş pratikleriyle değil; aynı zamanda kendi içlerinde kurdukları eleştirel akıl, ahlaki denetim ve yüzleşme mekanizmalarıyla doğrudan ilişkilidir. Eleştiri kültürü bu bağlamda, bir hareketin siyasal olgunluğunu ve etik derinliğini belirleyen temel göstergelerden biridir. Eleştirinin bastırıldığı, öz eleştirinin dışlandığı yapılarda örgütsel durağanlık, bürokratikleşme ve meşruiyet krizi kaçınılmaz hâle gelir.
Alevi toplumsal mücadelesi açısından eleştiri ve öz eleştiri, modern siyasal teorilerin dışarıdan eklemlenen araçları değil; yol erkânının tarihsel ve düşünsel sürekliliği içinde anlam kazanan kurucu ilkelerdir. Eleştiri kültürü, bir toplumsal yapının iç işleyişinde farklı görüşlerin meşru kabul edildiği, ilişkilerinin sorgulanabildiği ve hataların bastırılmadan tartışılabildiği bir kolektif akıl ortamını ifade eder. Eleştiri kültürünün yokluğu, örgütleri kapalı sistemlere dönüştürür; karar alma süreçlerini daraltır ve tabanla kurulan bağı zayıflatır. Alevi yol öğretisi açısından eleştiri kültürü, rızalık ilkesinin örgütsel karşılığıdır. Rızalık, tek yönlü bir onay değil; söz söyleme, itiraz etme ve ortak akıl üretme hakkının tanınmasıdır.
Eleştiri çoğu zaman çatışma, bölünme ya da zarar verme ile özdeşleştirilir. Oysa eleştiri, doğru bağlamda kurulduğunda yıkıcı değil, kurucu bir pratiktir. Eleştiri; yanlışları görünür kılar, örgütsel işleyişi kuşatan yapısal yanlışları açığa çıkarır ve dönüşümün önünü açar. Alevi yolunda eleştirinin hedefi kişiler değil; yol ile uyumsuzlaşan pratiklerdir. Bu yönüyle eleştiri, kişisel suçlamalara değil, kolektif sorumluluk bilincine dayanır. Eleştirinin bastırılması sorunları ortadan kaldırmaz; aksine derinleştirir ve süreklileştirir.
Öz eleştiri, eleştiri sürecinin en ileri ve en zor aşamasıdır. Kişilerin ya da kurumların kendi pratikleriyle yüzleşmesi, yalnızca bireysel bir etik tutum değil; kolektif bir siyasal olgunluk göstergesidir. Öz eleştiriden kaçan yapılar zamanla eleştiriyi tehdit olarak algılamaya başlar. Halbuki Alevi yol öğretisinde öz eleştiri, ikrarla doğrudan bağlantılıdır. Çünkü ikrar, yalnızca bir bağlılık beyanı değil; aynı zamanda yanlışta ısrar etmeme ve hesap verebilme iradesidir. Bu nedenle öz eleştiri, Alevi ocak ve dergâhlarında görgü, sorgu bağlamında her zaman yolumuzun asli bir unsuru olmuştur.
Eleştiri ve öz eleştirinin dönüştürücü gücü, kullanılan dilin niteliğiyle doğrudan ilişkilidir. Yol dili, eleştirinin ahlaki, siyasal ve örgütsel sınırlarını belirleyen temel ölçüttür. Yol diliyle yapılan eleştiri, kişileri hedef alan, itibarsızlaştıran ya da dışlayıcı bir nitelik taşımaz; pratikleri, ilişkileri ve sonuçları merkeze alır. Alevi yol öğretisi açısından eleştiri; kırıcı, yıkıcı ya da dağıtıcı bir müdahale değil, birlikte yürümeyi mümkün kılan onarıcı bir yönelimdir. Yol dili, eleştiriyi kişisel hesaplaşma alanından çıkararak kolektif sorumluluk alanına taşır.
Bu nedenle eleştiri, “kim” sorusundan çok “nasıl” ve “neden” sorularıyla kurulur. Eleştirinin doğru bir bakış açısıyla; yani Alevi yolunun ve Alevi toplumsallığının bütününü gözeten, bağlamı dikkate alan ve sonuç odaklı bir yaklaşımla yapılması, eleştiriyi yıkıcı olmaktan çıkarır ve olumlu, dönüştürücü bir güce dönüştürür. Yıkmadan, dökmeden, incitmeden yapılan eleştiri savunma refleksi üretmez; aksine düşünsel açıklık ve değişim iradesi yaratır. Bu yönüyle yol dili, eleştiriyi etkisizleştiren bir yumuşaklık değil; eleştiriyi meşrulaştıran bir ahlaki derinliktir. Yol diliyle kurulan eleştiri bölmez; birleştirir. Dağıtmaz; onarır. Susturmaz; düşünmeye zorlar.
Eleştiri kültürü, eleştiri ve öz eleştiri; Alevi toplumsal mücadelesinde tali değil, kurucu unsurlardır. Ancak eleştiri yol diliyle yapıldığında birleştirici ve dönüştürücü olur. Kişileri hedef almayan, kırıcı olmayan, yıkmak yerine onarmayı amaçlayan bir eleştiri anlayışı; hem ahlaki hem de örgütsel olarak yolun güvencesidir!
Dünyanın ve Ortadoğu’nun içinden geçtiği süreç, Aleviler açısından hayati riskler barındırmaktadır. Suriye’de yaşanan katliamlar, inanç kimliği üzerinden sürdürülen yok etme politikaları ve bölgesel istikrarsızlık, Alevi toplumunun yalnızca iç tartışmalara odaklanabileceği bir dönemde olmadığını açıkça göstermektedir. Böylesi bir tarihsel eşikte, içe kapanmak ve enerjimizi kendi iç tartışmalarımızda tüketmek; hem örgütsel gücümüzü hem de mücadele hattını zayıflatır. Tartışmalar, asıl tehditleri görünmez kılacak bir yoğunluğa ulaşmamalıdır.
Türkiye’nin ”toplumsal barış” sürecinin içinden geçtiği, devletin yeniden şekillendirilmesine dair başlıkların gündemde olduğu bir dönemde Alevi kurumlarının, kendi iç sorunlarını hızla aşarak toplumsal Alevi mücadelesini bu tarihsel eşikte yoğunlaştırması hayati önem taşımaktadır. “Yeni Türkiye” tartışmalarının sürdüğü ve sorunlar yumağının çözülmesi için adımların atılmaya başlandığı bu süreçte Toplumsal Demokratik Alevi Hareketi, Alevi toplumunun eşit yurttaşlık temelindeki hak ve özgürlüklerini eksiksiz biçimde elde edebileceği bir geleceğin inşasına odaklanmalı; bu sürecin edilgen değil, kurucu bir öznesi olmalıdır.
Bugün yol diliyle konuşma zamanıdır! İç tartışmaları büyütmenin değil, ortak aklı büyütmenin; kırmanın değil onarmanın; kişisel hesaplaşmaların değil, kolektif sorumluluğun zamanıdır. Eleştiriyi yol diliyle, öz eleştiriyi örgütsel ve toplumsal sorumlulukla, mücadeleyi örgütlü birliğimizin gücüyle buluşturan bir anlayış; hem yolun hem de kurumların en güçlü güvencesidir. Yol diliyle kurulan söz, ayrıştırmaz; birleştirir ve yol açar!

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler